• Arkadaşlar site üzerinden indirme yapmak için öncelikle konuyu beğenmeniz gerekmektedir.

İnceleme The Stanley Parable İncelemesi

Explode

Standart Üye

İtibar Puanı:

Çıkış Tarihi: 17 Ekim 2013
Türü: FPS / Macera / Bulmaca
Yayımcı: Galactic Cafe
Platform: PC

Grafik
78
Senaryo
88
Oyunculuk
77
Ses & Müzik
81

The Stanley Parable, son yıllarda oyun türü bazında adını sıklıkla duyduğumuz ve aslına bakarsanız herkese hitap etmeyen; ancak bir çok fanatiği olan keşif ve yürüme simülatörü tarzında bir oyun. İlk kez 2011 yılında Half-Life 2'nin bir modu olarak sunuldu. Ardından ilginç hikayesi ve oynanışıyla herkesin beğenisini toplayan oyun kendi başına, bağımsız bir yapım olarak piyasaya çıktı.

Büyük bir ofiste çalışan, görevi Lost dizisinin Desmond karakteri gibi bilgisayar başında ekranda önüne gelen tuşlara basmaktan ibaret olan, 427 oda numaralı, Stanley isimli bir personeli kontrol ediyoruz. Bu sıradan, sıkıcı işine rağmen her şeyden oldukça memnundur. Ta ki iş yerinde bir sorun ortaya çıkıncaya kadar. Stanley bu basit vazifesini yerine getiremiyor ve neler olup bittiğini çözmek için yerinden kalkıyor, böylece oyuna başlıyoruz. Oyunu ilginç kılan, hatta temel yapısını oluşturan özellik; bizi bir dış sesin kontrol ediyor olması. Sürekli dalga geçen, ciddiyetsiz, can sıkıcı bu dış ses bize içinde bulunduğumuz hikayeyi anlatıyor, yapmamız gerekenleri söylüyor ve biz de karakterimizi anlatılanlara göre yönlendiriyoruz. Tabi burda seçme hakkımız olduğunu da söylemem gerekiyor, dış sesin anlattıklarını değil de kendi kararlarımızı hayata geçirme şansımız var. Bize söylediklerine kulak verip, onun istediği gibi hareket ederseniz sizinle daha güzel bir dille, daha sıcak bir şekilde konuştuğunu farkediyorsunuz. Tam aksine hiç bir dediğini yapmayıp, kendi kafanıza göre yol alırsanız, sert konuşmalara veya istediğini yapmamız için söylediği ufak yalanlarına maruz kalabiliyorsunuz. Her seçimimiz hikayeyi ve sonu oldukça değiştiriyor. Bazen beklenmedik bir anda kısacık bir oynanıştan sonra oyunu bitirebilirsiniz, bazen de uzadıkça uzuyor sanki bir kısır döngüye girmiş gibi. Sonuçta 10-15 farklı son ile karşı karşıyayız, ihtimalleri siz düşünün.
Tahmin edeceğiniz üzere büyük bütçeli, harika grafikli ve özel efektlerle donatılmış bir oyundan bahsetmiyorum. Oldukça minimal, sade bir deneyim sunuyor bize. Oyunun senaryosu, hikayenin seçimlerimize göre değişen gidişatı ve ruh hali en büyük alkışı hak ediyor. Tüm alternatif sonlara ulaşmak biraz zamanınızı alacaktır, ancak hikaye her seçiminizde çok farklı bir yöne gidiyor inanın. Tercih edeceğiniz bir kapı, yol, koridor fazlasıyla etkiliyor gidişatınızı. Etrafta neler olduğunu, neden ofiste sizden başka kimsenin olmadığını ve kendi hayatınızla ilgili detayları bu tercihler sayesinde farklı yollardan öğreniyoruz.

"Ben emir almam, kendi başıma özgürce hareket ederim." desek bile, dış sesin üzerimizdeki etkisi azımsanmayacak kadar kuvvetli. Oynarken "Acaba onun dediklerini yapsam daha mı iyi olur?" diye düşünüp, kararsız kalmakla epey vakit harcayabilirsiniz. Objelerle, etraftaki eşyalarla pek bir etkileşim içinde olduğumuz söylenemez. Zaten hikayeyi dinleyerek ilerlemek bile yeterince keyifli bir deneyim yaşatıyor. Dış sesin diyalog örgüsü o kadar başarılı ki, her durumda her adımda söyleyecek bir şey bulabiliyor. Örneğin bir odada biraz fazla boşa zaman geçirirseniz, hemen yapıştırıyor lafı. Uzun süre baktığınız bir nesneyle ilgili söyleyecek bir şeyler bile buluyor. Zaten oyunun en eğlenceli kısmı dış sesin diyalogları ile sağlanıyor. Tabi ki oyundan yeterli keyfi alabilmek için belli bir seviye İngilizce gerekiyor. Bütün espriler, bütün hikaye iyi bir dinleyici olmayı gerektiriyor.

Hikaye ile ilgili anlatabileceğim o kadar çok şey varken, hiç detaya girmemeyi tercih ediyorum; çünkü söyleyeceğim her şeyin oyunun büyüsünü bozacağı kanaatindeyim. Diyebileceğim tek şey bütün ihtimalleri tek tek değerlendirip her seçeneği bir kez deneyimlemek. Her finalden sonra tekrar başlayıp bir diğer seçenekte neler gelecek başıma diye düşündürüyor ve bir çok kez yeniden oynatıyor kendini. Her son sizi mutlu etmeyecektir. Benim de gereksiz bulduğum bir kaç farklı son oldu açıkçası. Ayrıca oynanış süresi, oyun kendini tekrar oynatmasına rağmen biraz kısa kalmış. Yine de tadını kaçırmadan keyifle oynayacak kadar bağlı kalıyoruz oyuna.
Bu kadar belirsizlik içinde, seçimlerimizle bir şeyleri ortaya çıkarmaya ve anlamlandırmaya çalıştığımız The Stanley Parable, son derece absürt, komik ve bir o kadar da gıcık bir dış sese sahip olduğundan mı, yoksa insanoğlunun her zaman merakına yenik düşeceğini bildiğinden mi bu kadar kendini sevdirdi ve kendine bağladı bilemiyorum; ancak yürüme simülatörlerinin ve keşif oyunlarının arasından büyük bir farkla sıyrılıp en iyilerden biri olduğu kesin.

Sistem Gereksinimleri
Minimum:
İşletim Sistemi: Windows XP/Vista/7/8
İşlemci: 3.0 GHz P4, Dual Core 2.0 veya AMD64X2
Bellek: 2 GB RAM
Ekran Kartı: ATI Radeon X800 veya daha iyisi / NVIDIA GeForce 7600 veya daha iyisi / Intel HD Graphics 2000 veya daha iyisi.
Depolama: 3 GB kullanılabilir alan
Önerilen:
İşletim Sistemi: Windows XP/Vista/7/8
İşlemci: 3.0 GHz P4, Dual Core 2.0 veya AMD64X2
Bellek: 2 GB RAM
Ekran Kartı: ATI Radeon X800 veya daha iyisi / NVIDIA GeForce 7600 veya daha iyisi / Intel HD Graphics 2000 veya daha iyisi.
Depolama: 3 GB kullanılabilir alan
 

Bu çeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

bahis forum bein sports izle bahis sitesi canlı bahis siteleri canlı bahis siteleri güvenilir bahis siteleri bahis siteleri kıl çadır satılık hesaplar eta saat kıl çadır smm panel taban puanları rise online instagram beğeni satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al mz parts yöresel ürünler reseller hosting buy steroids vds sunucu vds temizlik şirketleri epin pubg mobile uc kurtköy escort escort bayan
Üst